Yüksek Mahkeme, işverenin maaş ödemesini kanunda belirtilen 20 günlük sürenin üzerine çıkarması halinde, gecikmenin tek seferlik olmasının da sonucu değiştirmeyeceğine hükmetti. Kararla birlikte çalışanların ücretlerinin zamanında ödenmesi konusunda önemli bir emsal ortaya çıktı.

Maaşının zamanında yatırılmadığını belirten proje yöneticisi N.D., iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesi talebiyle dava açtı.

İşveren ise söz konusu gecikmenin kısa süreli ve bir defaya mahsus olduğunu savunarak, bunun işçiye haklı nedenle fesih hakkı vermeyeceğini öne sürdü.

Nisan ayı maaşı işten ayrıldıktan sonra ödendi

Davaya konu olayda mahkeme, çalışanın önceki ücretlerinin düzenli olarak ay başında ödendiğini, ancak nisan ayına ilişkin maaşın geciktiğini belirledi.

İş sözleşmesinin sona ermesinden beş gün sonra, 28 Mayıs'ta çalışanın hesabına yatırılan ücretin, yasal 20 günlük sürenin aşılmasının ardından ödendiği tespit edildi.

İlk derece mahkemesi, bu gecikmenin işçiye haklı nedenle fesih hakkı verdiğine karar vererek kıdem tazminatı talebini kabul etti. Bölge Adliye Mahkemesi de yerel mahkemenin kararını onadı.

Yargıtay kararı onadı

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işverenin ücret ödemesini 20 günlük yasal sürenin ötesine taşımasının haklı fesih kapsamında değerlendirilebileceğine dikkat çekti.

Yüksek Mahkeme, gecikmenin yalnızca bir kez yaşanmış olmasının da tek başına sonucu değiştirmeyeceğini belirterek işçi lehine verilen kararı onadı.

20 günlük kural çalışanlar için neden önemli?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi, ücretlerin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde, mücbir bir neden bulunmaksızın ödenmemesi durumunda işçiye bazı haklar tanıyor. Bu süre içerisinde ücretini alamayan çalışan, belirli koşullar altında çalışmaktan kaçınabiliyor.

Yargıtay'ın söz konusu kararında da özellikle bu 20 günlük sürenin aşılmış olması dikkate alındı.

Ancak karar, maaşın bir gün gecikmesi halinde her çalışanın otomatik olarak kıdem tazminatı alabileceği anlamına gelmiyor. Somut olayda belirleyici unsur, ücretin kanunda öngörülen 20 günlük süreden daha uzun süre ödenmemiş olması oldu.