İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Behçet Alp, Ömer Günel’in kendisi hakkında öne sürdüğü iddialara çok sert yanıt verdi. Başkan Alp, “Ben avukatım. Müvekkillerimle görüşmek, onların haklarını savunmak ve hukuki süreçlerde yanlarında olmak mesleğimin doğal bir parçasıdır. Kimseyi zorla itirafçı yapamam, kimsenin iradesini kontrol edemem. Etkin pişmanlık, Türk hukukunda kanunla düzenlenmiş bir kurumdur. Bir avukatın müvekkiliyle görüşmesini suç gibi göstermeye çalışmak hakkındaki iddialara verecek cevabı olmayanların yaptığı algı operasyonundan başka bir şey değildir” dedi.
Behçet Alp, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
KAMUOYUNA
Değerli hemşehrilerim,
Ben Behçet Alp. Bu kentin bir evladı, bir avukatı ve Kuşadası’na karşı sorumluluk hisseden bir siyasetçiyim.
Son dönemde şahsımla ilgili ortaya atılan iddialara, iftiralara geçtiğimiz günlerde Genel Sekreterimiz Sayın Osman Ertürk ÖZEL ve İl Başkanımız Sayın İlhan Adıyaman ile gerçekleştirdiğimiz basın toplantısında gerekli açıklamaları yaparak cevabımızı verdik. Bir de buradan paylaşmak istedim.
Ben avukatım. Müvekkillerimle görüşmek, onların haklarını savunmak ve hukuki süreçlerde yanlarında olmak mesleğimin doğal bir parçasıdır. Kimseyi zorla itirafçı yapamam, kimsenin iradesini kontrol edemem. Etkin pişmanlık, Türk hukukunda kanunla düzenlenmiş bir kurumdur. Bir avukatın müvekkiliyle görüşmesini suç gibi göstermeye çalışmak hakkındaki iddialara verecek cevabı olmayanların yaptığı algı operasyonundan başka bir şey değildir.
Ömer Günel, hakkındaki iddialara ve soruşturmanın esasına cevap vermek yerine, kendisini mağdur gösteren bir anlatı üzerinden kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Oysa Kuşadası halkının beklentisi, algı tartışmalarından çok gerçeklerin açıklığa kavuşmasıdır.
Bugün gelinen noktada tek gerçek mağdur yaşanan tartışmaların gölgesinde kalan Kuşadası ve Kuşadası halkıdır.
Buradan açıkça soruyorum:
Bülent Tezcan’ın kızı ve damadı nerededir?
Neden gelip, ifade vermemektedir?
Oğuzhan Turan nerededir? Hakkındaki iddialara neden gelip cevap vermemektedir?
Sayın Ömer Günel’e de soruyorum: Görev yaptığınız dönemle ilgili gündeme gelen rüşvet iddialarına ilişkin açıklamanız nedir?
Kuşadası’ndaki iş insanlarından, müteahhitlerden rüşvet aldınız mı almadınız mı????
Görev süreniz boyunca Kuşadası’ndaki iş insanlarından rüşvet alındığı iddialarını açıkça reddediyor musunuz? Elbette bunlar yargının araştıracağı konulardır; hiç kimse hakkında peşinen hüküm vermiyorum. Sosyal medyanızı madem bu kadar aktif kullanıyorsunuz bir sonraki paylaşımınızda yüreğiniz yetiyorsa, bu sorularıma cevap verin!!!
Ortada kumpas falan yok. Bırakın bu mağdur edebiyatını. Bırakın artık insanların aklıyla dalga geçmeyi. Kuşadası halkı Sizi ve kim olduğunuzu çok iyi biliyor…
Soruşturma devam ederken tutuklu kişilere gönderdiğiniz Avukatlar ile baskı kurmaya çalıştığınız ve yazdığınız mektuplar aracılığıyla bu kişileri etki altına almaya çalıştığınız yönünde ciddi iddialar var. Yine eşinizin tutuklu yakınlarına baskı amacıyla FaceTime ve Whatsapp üzerinden yaptığı aramalar var. Bunlar da aynı ciddiyetle araştırılmalıdır. Ben de kimseyi peşinen suçlamadan, bütün bu iddiaların açıklığa kavuşmasını istiyorum. Şahsıma yönelik iftiralarınız, şahsımı hedef göstermeniz, soruşturma sürecine müdahale etmeniz, soruşturmanın taraflarına baskı yapmanız vb. hususlarda hakkınızda suç duyurusunda bulunduğumu buradan belirtmek istiyorum.
Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. O hâlde bu telaş, iftiralar, panik ve bu algı mücadelesi neden?
Söylenecek çok şey, sorulacak çok soru var. Fakat soruşturma devam ettiği için daha ileriye gitmiyorum. Hukuka saygı duyuyorum.
Benim çağrım çok açık: Bekleyelim. İddianame hazırlansın, deliller ortaya çıksın, herkes kendisini hukuk önünde ifade etsin.
Elbette; Türk ceza hukukunda temel ilke, tutuksuz yargılamadır. Sürecin bir an önce sonuçlanması, adaletin en hızlı şekilde tecelli etmesi, mağdur durumda olanların özgürlüğüne kavuşması hepimizin ortak beklentisidir.
Kıymetli hemşehrilerim,
Yıllarımı avukatlığa, emeğimi mesleğime, mücadelemi de Kuşadası’na verdim.
Hiç kimseyle kişisel bir hesaplaşmanın peşinde değilim. Ama ne mesleğime yönelik haksızlıklar karşısında susarım ne de Kuşadası’nın hakkını ve hukukunu savunmaktan vazgeçerim.
Benim başım dik. Ben hukuktan yanayım, adaletten yanayım, Kuşadası’nın hakkından yanayım.
Bizim yolumuz algı değil gerçek, polemik değil hukuk, kişisel hesaplaşma değil Kuşadası’na hizmet yoludur.
Saygılarımla
Behçet Alp





