Yavuz, sosyal medya hesabından yayımladığı açık mektupta Tezcan’a, "Hukukun üstünlüğü mü, aile imtiyazı mı?" diye sordu.

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturmada sular durulmuyor. Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı/yakalama kararı çıkarılan ve bürolarındaki dijital materyal ile evraklara el konulan Av. Ezgi Tezcan Yaşar ve Av. Umut Yaşar çiftinin hâlen yurt dışında bulunması, siyasetin de ana gündem maddesi haline geldi.

AK Parti Aydın önceki dönem Milletvekili Metin Yavuz, kamuoyunda "planlı tatildeler, en kısa sürede dönecekler" açıklaması yapan Yeni Parti Aydın Milletvekili ve hukukçu Bülent Tezcan’a yönelik sert bir açıklama paylaştı.

Metin Yavuz, "ADALETSİZLİĞE TEZ CANLI, ADALETE AĞIR CANLI! SORULAR VAR BAY TEZCAN....." notuyla paylaştığı açık mektupta şu ifadeleri kullandı:

ADALETSİZLİĞE TEZ CANLI, ADALETE AĞIR CANLI!

SORULAR VAR BAY TEZCAN.....

​"Sessizlik Aklamaz Bay Tezcan: Kaç Gün Oldu, Adalet Nerede Kaldı?"

​"Kuşadası Yanıt Bekliyor Sayın Tezcan: Hukukçu Kimliğiniz Bu Sessizliği Onaylıyor mu?"

​"Aydın Kamuoyu Adına Açık Mektup: Hukukun Üstünlüğü mü, Aile İmtiyazı mı?"

​​Kuşadası Yanıt Bekliyor Sayın Tezcan: Hukukçu Kimliğiniz Bu Sessizliği Onaylıyor mu?

​Sayın Bülent Tezcan;

​Siz bu ülkede yıllardır siyaset yapan bir isim olmanın ötesinde, hukukun üstünlüğünü savunma iddiasındaki bir hukukçusunuz.

​Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen adli soruşturma kapsamında, kızınız Av. Ezgi Tezcan Yaşar ve damadınız Av. Umut Yaşar hakkında gözaltı/yakalama kararı çıkarıldığı ve kendilerinin yurt dışında bulunduğu bilgisi ulusal basına yansıdı. Soruşturmanın ilk günlerinde yaptığınız kamuoyu açıklamasında, çocuklarınızın “en kısa sürede Türkiye’ye dönerek başları dik şekilde ifade vereceklerini” ifade etmiştiniz.

​Geçen zamana ve kamuoyundaki tüm çağrılara rağmen, bu sözün gereğinin yerine getirilmediğini üzüntüyle izliyoruz.

​Aydın’ın ve Kuşadası’nın geçmiş dönem milletvekilliği sorumluluğunu taşımış bir vatandaş olarak, tamamen kamusal vicdan adına ve bir hukukçu olarak size soruyorum:

​İddialardan Muafiyet Adalete Güvenle Başlar: Eğer haklarındaki iddialara karşı söylenecek somut bir savunma varsa, bağımsız adli makamlara başvurarak bu süreci netleştirmek neden gecikiyor?

​Hukukçu Sorumluluğu için Masumiyet karinesine ve adaletin tecellisine inanan her yurttaşın yapacağı gibi, Türkiye’ye dönüp adli makamların karşısında aklanmak için daha neyi bekliyorlar?

​Kamu Vicdanı için Haklarında adli karar bulunan isimlerin yargı mercilerinin önüne çıkmaması, temsil ettiğiniz hukuki ve siyasi ilkelerle bağdaşmakta mıdır?

​Bu sorular ne kişisel bir husumetin ne de sığ bir siyasi polemiğin ürünüdür. Bu sorular; Kuşadası’nın hakkını, kamu kaynaklarının şeffaflığını ve hukukun üstünlüğünü savunan her vatandaşımızın ortak sesidir.

​Sayın Tezcan;

​Sizden ve ailenizden beklenen, adaletin tecellisinden kaçınmak değil, adli süreçlerin eksiksiz işlemesine katkı sunmaktır. Kuşadası kamuoyu ve Aydın halkı net bir cevabı hak ediyor:

​Hakkındaki iddialar ne olursa olsun, iddia sahipleri ne zaman Türkiye’ye dönüp yargı önünde hesap verecektir?

​Aklanmanın yolu adalet koridorlarıdır, sessizlik veya yurt dışı ikameti değil. Kuşadası’nın ve yetimlerin hakkı, şeffaf bir yargılama ve hukuka saygı gerektirir.

​Yanıtınızı kamuoyu adına açıkça bekliyorum.

AMA GELMEYECEKLERMİŞ..