Siyaset

Kuşadası’nda deprem uyarısı: Behçet Alp’ten kentsel direnç çağrısı

Kuşadası’nda hissedilen sarsıntıların ardından açıklama yapan İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Behçet Alp, kentin afet risklerine dikkat çekti.

Abone Ol

Alp, "Planlar raflarda beklememeli, Kuşadası’nın geleceği betonla değil dirençli kent vizyonuyla inşa edilmelidir" dedi.

Ege Bölgesi'nin ve Kuşadası'nın kaçınılmaz gerçeği olan deprem riski, kentte hissedilen son sarsıntıların ardından yeniden gündeme taşındı. İYİ Parti Kuşadası İlçe Başkanı Behçet Alp, sosyal medya hesabı üzerinden yayımladığı mesajla, deprem öncesi alınması gereken tedbirlere ve kentin imar politikalarına dair kritik uyarılarda bulundu.

"2020 İzmir Depremi Acı Bir Ders Oldu"

2020 yılında yaşanan İzmir depremini hatırlatan İYİ Parti İlçe Başkanı Behçet Alp, deprem olduktan sonra değil, felaket gerçekleşmeden önce önlem alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Yıllar önce kaleme aldığı kente karşı suçlar ve kıyı alanlarındaki imar uygulamalarına ilişkin yüksek lisans tezine atıfta bulunan Alp, kamu yararından uzaklaşan imar kararlarının kenti büyük risk altına soktuğunu ifade etti.

"Afet Planları Raflarda Beklememeli"

Hazırlanan Afet Risk Azaltma ve Acil Durum Planlarının sadece kağıt üstünde kalmaması gerektiğini belirten Alp, şu değerlendirmede bulundu:

"Afet Risk Azaltma Planları ve Acil Durum Planları elbette hazırlanmalıdır. Ancak bu planlar raflarda bekleyen dosyalar olmamalıdır. Düzenli olarak güncellenen, kurumlar arasında koordinasyonu sağlayan, tatbikatlarla test edilen ve gerçekten uygulanabilen planlar hâline gelmelidir."

KUŞADASI VE DEPREM GERÇEĞİ

Bugün Kuşadası’nda hissettiğimiz küçük sarsıntılar, hepimize bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Deprem, bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeğidir.

2020 yılında yaşanan İzmir depremi, Ege Bölgesi’nin deprem gerçeğini acı bir şekilde gözler önüne sermişti. Aradan geçen zamana rağmen artık şunu kabul etmeliyiz; deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce harekete geçmek zorundayız.

Yıllar önce hazırladığım “Kente Karşı Suç Kavramına Kıyı Alanlarındaki İmar Uygulamaları Çerçevesinden Bir Bakış: Kuşadası Örneği” başlıklı yüksek lisans tezimde, kamu yararı ve şehircilik ilkelerinden uzaklaşan imar uygulamalarının kentimizin geleceği açısından oluşturduğu risklere dikkat çekmiştim. Bugün buna çok daha önemli bir başlık eklenmiştir: Afetlere dirençli kentleşme.

Afet Risk Azaltma Planları ve Acil Durum Planları elbette hazırlanmalıdır. Ancak bu planlar raflarda bekleyen dosyalar olmamalıdır. Düzenli olarak güncellenen, kurumlar arasında koordinasyonu sağlayan, tatbikatlarla test edilen ve gerçekten uygulanabilen planlar hâline gelmelidir.

Kuşadası’nın ihtiyacı;

Riskli yapı stokunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi,

Toplanma alanlarının korunması,

Tahliye planlarının hazırlanması,

Altyapının güçlendirilmesi,

Vatandaşlarımızın afet bilinciyle donatılması,

Ve en önemlisi, tüm imar kararlarının bilim, hukuk ve kamu yararı doğrultusunda alınmasıdır.

Depremi engelleyemeyiz. Ama doğru planlama, güçlü denetim ve kararlı uygulamalarla can kayıplarını ve yıkımı önemli ölçüde azaltabiliriz.

Kuşadası’nın geleceği; daha fazla beton değil, daha güvenli, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir kent vizyonuyla inşa edilmelidir. Çünkü deprem siyasetin değil, yaşam hakkının konusudur.

Behçet Alp

02.08.2026