Gıda krizi çocukları tehdit ediyor

Yaşar Üniversitesi, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Dünya Gıda Günü çerçevesinde gerçekleştirilen ’Verimli, Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Dayanıklı Tarım Gıda Sistemi ile Kimseyi Geride Bırakma Etkinliğine ev sahipliği yaptı. FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, "Düşük gelirli ülkelerde ve kırsal kesimde yaşayan çocuklardaki yaşa göre boy kısalığı ve boya göre kilo düşüklüğü, temel mikro besinlerdeki eksiklikler ile aşırı kiloluluk ve obezite de dahil olmak

+1
Haber albümü için resme tıklayın

Yaşar Üniversitesi, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Dünya Gıda Günü çerçevesinde gerçekleştirilen ’Verimli, Kapsayıcı, Sürdürülebilir ve Dayanıklı Tarım Gıda Sistemi ile Kimseyi Geride Bırakma Etkinliğine ev sahipliği yaptı. FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, "Düşük gelirli ülkelerde ve kırsal kesimde yaşayan çocuklardaki yaşa göre boy kısalığı ve boya göre kilo düşüklüğü, temel mikro besinlerdeki eksiklikler ile aşırı kiloluluk ve obezite de dahil olmak üzere yetersiz beslenme eğilimleri büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor" dedi.

Dünya, küresel sorunların başında yer alan gıda krizi ile boğuşurken, gelecek nesilleri tehdit eden gıda krizinin önüne geçilebilmesi için Yaşar Üniversitesi önemli bir program düzenledi. Selçuk Yaşar Kampüsünde düzenlenen etkinliğe; Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemali Dinçer, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Holding İcra Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Aktaş, BM Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye uzmanları, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Panelin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Cemali Dinçer, "Pandemi, küresel iklim değişikliği sorunu, artan maliyetler, ülkeler arasında yaşanan derin sorunlar ve beraberinde gelen farklı gerginlikler, gıda güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Kaliteli bir yaşam standardı sürmek için tarım ve gıda üretiminin doğal kaynaklar hiç bitmeyecekmiş gibi değil, sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde planlanması gerektiği aşikardır" dedi.

FAO’nun elde ettiği son bulgulara göre dünyada yaklaşık olarak 828 milyon insanın açlıkla karşı karşıya olduğunu belirten FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, "Dünyada sağlıklı beslenmenin maliyetini karşılayamayan kişi sayısının 112 milyon kişi artarak yaklaşık 3.1 milyar insana ulaştığını görüyoruz. Bu durum, mevcut tarım-gıda sisteminin kırılgan ve sürdürülemez olduğunu ortaya koyuyor. Düşük gelirli ülkelerde ve kırsal kesimde yaşayan çocuklardaki yaşa göre boy kısalığı ve boya göre kilo düşüklüğü, temel mikro besinlerdeki eksiklikler ile aşırı kiloluluk ve obezite de dahil olmak üzere yetersiz beslenme eğilimleri büyük endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Yoğun çabalar gösterilmediği takdirde boya göre kilo düşüklüğü sorunu yaşayan çocukların sayısının artacağını öngörüyoruz" dedi.

Kimsenin geride kalmaması için bir dönüşümün artık zorunlu olduğunu vurgulayan Dr. Selışık, "Bu dönüşümün temel amacı; verimli, kapsayıcı, sürdürülebilir ve dayanıklı tarım-gıda sistemini inşa etmek olmalıdır. FAO olarak sizleri kimseyi geride bırakmadan, daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi çevre, daha iyi bir yaşam için birlikte çalışmaya çağırıyoruz" diye konuştu.

"Yaşam standardı artmalı"

FAO’nun Türkiye faaliyetleri hakkında bilgi veren FAO Türkiye Kıdemli Program Koordinatörü Özcan Türkoğlu, "FAO, BM’nin bir tarım ve gıda alanındaki uzmanlık kuruluşudur. FAO olarak vizyonumuz gıda ve tarımın; herkesin, özellikle de en yoksulların yaşam standartlarının ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan sürdürülebilir bir şekilde iyileştirilmesine katkıda bulunduğu, açlık ve yetersiz beslenmeden arınmış bir dünya oluşturmak. Stratejik amacımız ise açlık ve yetersiz beslenme sorunlarının ortadan kaldırılmasına yardımcı olmak. Tarım, ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerini daha verimli ve sürdürülebilir hale getirmek. Kırsal yoksulluğu azaltmak. Kapsayıcı ve verimli tarım ve gıda sistemlerinin geliştirilmesine olanak sunmak. Krizler ve afetler karşısında geçim dirençliliğini artırmak" dedi.

Tarıma nitelikli insan kaynağı

Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesinin geleneksel ziraat fakültesinden farklı olduğun belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Kandiller ise üniversitenin Tarım-Gıda Projeleri, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi ve ilgili lisansüstü eğitim programları hakkında bilgiler verdi.

Prof. Dr. Kandiller, "Bir senelik stajın ardından sektörün ihtiyacı olan insan kaynağını üreteceğimize inanıyoruz. Yaşar Topluluğu gibi arkamızda sektörün dinamik gücü bulunuyor. Onların destekleriyle uygulamalı dersleri, sektörün uzmanlarıyla yerinde verme şansımız var" diye konuştu.

Tarım konuşuldu

Panelin ikinci bölümünde ise İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, ’İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’ başlıklı sunumunu yaptı.

Konak İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ruhşan Özdemir Çiftçi da, "Gıda Dostu Mutfağım" isimli sunumunu gerçekleştirdi. Panelin son bölümünde Pınar Enstitüsü Direktörü Ümit Savcıgil ile Ankara Üniversitesi Kalkınma Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, "Sürdürülebilir Tarım İçin Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişim Programı sunumunu yaptı.

13 Eki 2022 - 10:45 İzmir- Sağlık