Aydın-Germencik hattı, Büyük Menderes Grabeni üzerinde yer alıyor. Bu hat, aktif fay sistemlerinin bulunduğu jeolojik olarak hareketli bir kuşak. Aynı bölgede çok sayıda jeotermal kuyu açılmış durumda ve yer altından yüksek basınçlı akışkan çekimi ile yeniden enjeksiyon işlemleri yapılıyor.
Uzmanlara göre, Doğal fay hatları zaten bölgede sismik hareketliliğe neden oluyor. Jeotermal üretimde yapılan reenjeksiyon (yer altına sıvı basma) işlemleri, mikro ölçekte sarsıntılara yol açabiliyor. Bu sarsıntılar genellikle düşük büyüklükte (1.0 – 3.0 arası) oluyor.
Bilimsel tartışma ne diyor?
Jeofizik ve deprem uzmanları, jeotermal sahalarda “indüklenmiş deprem” (insan kaynaklı tetiklenmiş sarsıntı) kavramının bilimsel olarak kabul edildiğini ancak bunun genellikle küçük ölçekli depremlerle sınırlı olduğunu belirtiyor.
Büyük ölçekli depremlerin ise ana fay sistemleriyle bağlantılı olduğu, jeotermal faaliyetlerin tek başına büyük yıkıcı depremler üretmesinin bilimsel olarak güçlü bir kanıtla desteklenmediği ifade ediliyor.
Germencik ve çevresinde yaşayan vatandaşlar, özellikle son yıllarda sık kaydedilen küçük depremler nedeniyle tedirgin. Bölgede hava kalitesi, yer altı su dengesi ve sismik hareketlilik konularında zaman zaman kamuoyu tartışmaları yaşanıyor.
Yetkililerden izleme vurgusu
Uzmanlar, çözümün şeffaf veri paylaşımı ve sürekli izleme olduğunu belirtiyor. Sismik izleme istasyonlarının artırılması, jeotermal sahalarda basınç ve enjeksiyon verilerinin düzenli paylaşılması, bağımsız akademik raporların kamuoyuna açıklanması isteniyor.
Bölgede son olarak sabah 05:54’te merkez üssü Bozköy Germencik olan 1.5 büyüklüğündeki sarsıntının doğal fay hareketi mi yoksa jeotermal faaliyetle bağlantılı mikro bir tetiklenme mi olduğu bilinmiyor.
Jeotermal enerji, Türkiye’nin yenilenebilir enerji politikalarında önemli bir yere sahip olsa da, sismik hassasiyet bulunan bölgelerde bilimsel takip ve şeffaf bilgilendirme sürecinin kritik önemde olduğu vurgulanıyor.