Kuşadası’nda Yeni Parti’ye geçmeyerek CHP’de kalan isimlerden biri olan Belediye Meclis Üyesi Efe Berberoğlu, sürece ilişkin önemli bir açıklama yayınladı. Berberoğlu, açıklamasında partisinde kalmasının gerekçelerini paylaşarak geleceğe dair de önemli mesajlar verdi.
“Binlerce seçmene karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle..”
Açıklamasına Kuşadası’nda kendilerine oy veren seçmene karşı taşıdığı sorumluluğu aktararak başlayan Berberoğlu, “Bugün Kuşadalı hemşehrilerime, partililerime ve yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında bizlere destek veren binlerce seçmene karşı taşıdığım sorumluluk bilinciyle bu açıklamayı yapmayı gerekli görüyorum. 2019 yılından bu yana Kuşadası Belediye Meclis Üyesi olarak; kentimizin sorunlarına çözüm üretmek, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve Kuşadası’nın geleceğine katkı sunmak amacıyla, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerini rehber edinerek görev yapmayı ilke edindim” dedi.
“Kurucu irade, ilkeler ve onların temsil ettiği tarihsel hafıza yaşamaya devam eder”
Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişte de zorlu süreçlerden geçtiğini belirten Berberoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değildir. Babamdan ve dedemden bana emanet kalan, çocuklarıma bırakacağım en değerli siyasal mirastır. Bugün farklı siyasi tercihler yapan herkese saygı duyuyorum. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi’nin zayıflatılması ya da kurumsal kimliğinin aşındırılması; yalnızca bir partinin değil, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinin, laik, demokratik hukuk devletinin ve güçlü parlamenter demokrasi idealinin de zayıflatılması anlamına gelecektir. Nice fırtınalar gördü… Kapatıldı, yeniden açıldı. Yalnız bırakıldı ama hiçbir zaman diz çökmedi. Bugün de inancım ilk günkü kadar güçlü. Çünkü kişiler değişir. Görevler değişir. Dönemler değişir. Ancak kurucu irade, ilkeler ve onların temsil ettiği tarihsel hafıza yaşamaya devam eder” ifadelerini kullandı.
CHP’li Berberoğlu açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Benim iki büyük eserim vardır: Biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” sözü bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır.
Benim tercihim kişilerden değil; kurucu iradeden, ilkelerden ve kurumsal hafızadan yanadır. Bu nedenle demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesinin adresi de Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Aslolan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında demokrasi, hukuk ve adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye; partimizde örgüt iradesini güçlendirmek, iç demokrasiyi ve adalet anlayışını geliştirmek adına üzerime düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğim.
Büyük Kurultay sürecinin en kısa sürede başlatılmasının, yaşamakta olduğumuz hassas süreci demokratik meşruiyet içerisinde, örgütün iradesi ve ortak akılla aşmamızı sağlayacağına inanıyorum.
Tüm siyasi yaşamım boyunca olduğu gibi bugün de baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi’ne aynı sadakat ve kararlılıkla sahip çıkmayı sürdüreceğim.
Kuşadası’nda ise siz değerli hemşehrilerimle omuz omuza; kentimizin ekonomisini, refahını ve geleceğini güçlendirmek için kişilerden değil ilkelerden, kişisel hesaplardan değil kurumsal siyasetten yana tavır alarak çalışmaya devam edeceğim.
İnanıyorum ki güçlü bir Cumhuriyet Halk Partisi, güçlü bir örgüt ve ortak akıl ile yürütülen siyaset; hem ülkemize hem de Kuşadası’na en büyük katkıyı sağlayacaktır.
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!
Saygılarımla.